Son Haberler

Son Haberler

Ayın Sohbeti: Her Halde Edep Sahibi Olmak

0001

HAYÂ “Peygamberlerin insanlığa söylediği ilk sözlerden biri şudur: Utanmazsan dilediğini yap!” (Buharî; Ebu Davud; İbn Mace) Hayâ, yani utanma duygusu Müslüman kimsenin süsüdür. Bu duyguya sahip kimse, elini ve dilini kötü şeylerden sakınır. Ashab-ı Kiram’ın büyüklerinden Hz. Osman (r.a.) ve Hz. Ali (r.a.), üstün hayâ sahibi oluşlarıyla Efendimiz (s.a.v.) tarafından övülmüşlerdir. Hz. Ali’yi (r.a.) tazim için söylediğimiz “kerremallahu vechehu” ifadesi ... Devamını Oku »

Dilin Zarifliği

2112

Dil edebi olabildiğince nezaketle davranmayı, şer’i şerif ruhsat verse de selîm aklın, selîm kalbin ve selîm zevkin yerinde ve güzel bulmadığı sözlerden sakınmayı gerektirir. Kaba, çirkin, muhatapta istikrah uyandıracak lafızları kullanmaktan men eder. Yunus Emre (k.s.) bir ilahisine şöyle başlıyor: “İşidin ey yârenler, aşk bir güneşe benzer Aşkı olmayan gönül misali taşa benzer. Taş gönülde ne biter, dilinde âğu tüter ... Devamını Oku »

Ayın Sohbeti: Tasavvufi Hayat

0001

Hicri ikinci asırdan itibaren dinî hayatta bir zayıflama gözükmeye başladı. Yeni fetihler ve İslam’a yeni girenlerle İslamiyet geniş alanlara yayıldı. Bu durum çeşitli sıkıntıları da beraberinde getirdi. Dine yeni girenlere, onu hakkıyla anlatmak ve yaşatmak için âlimler ve salihler büyük çaba harcadılar. Akaid âlimleri, itikad konularına, fakihler ibadet konularına, muhaddisler hadisleri tespite, müfessirler Kur’an’ın tefsirine, dil âlimleri Arapçaya yönelip İslam’ın ... Devamını Oku »

Halimizin Zarifliği

2112

Edep; güzel terbiye, iyi davranış, güzel ahlak, hayâ, nezaket, zarafet gibi manalara gelir. Dinimiz, baştan sona edeptir. Edep, kulun kendisini Cenab-ı Hakkın iradesine tâbi kılması, güzel ahlaklı olmasıdır. Hadis-i şerifte, “Sizin en iyiniz, ahlakı en güzel olandır.” buyuruldu. İnsan ve Muaşeret İnsanlar yaşamak için çok çeşitli şeylere muhtaç olduklarından, bir arada bulunmak ve toplu olarak yaşamak zorundadırlar. Bu mecburiyetle en ... Devamını Oku »

Ayın Sohbeti: İslam Tarihinde Gençler

0001

Gençlik, çocukluk ve yaşlılık arasındaki bir dönemdir. Bu dönem insanın sorumluluk sahibi yani mükellef olmasından kırk yaşına kadar ki ömrüdür. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Sizi güçsüz yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından kuvvet veren ve sonra kuvvetin ardından güçsüzlük ve ihtiyarlık veren, Allah’tır. O, dilediğini yaratır. O, hakkıyla bilendir, üstün kudret sahibidir.”[1] İşte buradaki güçlü tabir edilen kısım fütüvvet halidir ve kişi ... Devamını Oku »

turk sitesi